|
|||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Biz Kimiz | Dost Siteler | Faydalı Linkler | İletişim | Haber Ara | Anketler | | |||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
Bu mealde dünkü DTP bugünkü BDP temsilcileri her fırsatta “Bu devlet için beraber şehitler verdik; bu ülkeyi beraber kurtardık. Bu devleti beraber kurduk” demektedirler. Ne Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, ne de devletin kurucu felsefesi olan Türk Milliyetçiliği bu vatan için çarpışanları, şehit olanları etnik kimliklerine göre ayırmamıştır. Biz Çanakkale’de şehit olan Rum ve Ermeni askerleri bile kardeşimiz bildik, bu vatanın bağrına evlâdımız olarak verdik. Lozan’da bu ülkede yaşayan bütün Müslümanları alt etnik kimlikleriyle tanımlamayarak Türk dedik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dedik. Bizim ısrarla bu devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk olarak görme gayretlerimize rağmen aynı söylemlere devam etmek istiyorsanız, o da sizin bileceğiniz iş… Ama unutmayınız ki bu vatan ucuz mücadelelerle kazanılmadı. Onun içinde böyle bir avuç vatan haini kendini bilmezin yapmış olduğu eylemler ve söylemler bu ülkenin varlığını asla yok edemez. Aslında Türkiye’de bir Kürt sorunu yoktur. Olsa- olsa Güneydoğu ile ilgili yapısal, sosyal ve ekonomik sorunlar vardır. Aslında yukarıda saydığım tüm bu problemler tüm ülkenin de şöyle ya da böyle bulunmaktadır. Güneydoğu içinde bulunduğu yapısıyla ayrıcalıklı bir konum arz etmektedir. Bu bölgemiz toprak ağalarının, şeyhlerin, cemaatlerin ... Yoğun olarak yapılandığı bölgedir. Halk ağalık düzeni içinde yoksul bir biçimde yaşamaktadır. Ağalar toplumun demokratik, sosyal, ekonomik haklarını onları hiçe sayarak kendi çıkarı ve yararına kullanmaktadır. Gazetelerde sürekli yapılan haberlerde bölgede seçim zamanı oy ticaretinin yapıldığını her zaman bu haberleri üzülerek okumuşuzdur. Yani bu bölgede halkın demokratik, ekonomik, sosyal, kültürel... Haklarını bu yapılanma engellemekte ve yok etmektedir. Bu gün doğudaki vatandaşlarımızın haklarını savunuyor gibi görünen BDP milletvekillerinin bir kısmı toprak ağasıdır. Buradaki insanları düşünüyorlarsa neden topraklarını topraksız köylülere dağıtıp da onların ekonomik durumlarını geliştirmiyorlar? Durmadan bölge halkını kışkırtarak, insanlarımız arasına nifak tohumları ekerek, topyekûn kardeş kavgası çıkarmak için çığırtkanlık yaparak kime hizmet ediyorlar acaba? Mustafa Kemal Atatürk: “Türkiye Cumhuriyeti kurana Türk halkı denir” demiştir. Büyük Önder Anadolu’da yaşayan tüm insanları Türk, Kürt, Laz, Çerkez... Demeden bu ülkenin asli unsuru olarak değerlendirmiştir. Anadolu’daki insanlarımız birbirinden etle tırnak misali ayrılamazlar ve koparılamazlar Doğu kökenli vatandaşlarımızın şimdiye değin hangi hakları gasp edilmiştir? Her türlü okulda okuyorlar, her türlü ticareti yapıyorlar, fabrika kuruyorlar. Bu güne değin beş tane Doğu kökenli cumhurbaşkanımız olmuştur. Cumhuriyet kurulduğundan bu yana bakanlarımızın % 35"i doğu kökenli vatandaşlarımızdan oluşmuştur. Kim bu insanlarımıza şuraya gidemezsin, bu bölgede kalamazsın, şu işi yapamazsın diyerek baskı kuruyor. Bu kardeşlerimiz parti kurabiliyorlar, her türlü siyasi harekâtın içinde yer alabiliyorlar, demokratik kitle örgütlerine üye olabiliyorlar. Yasalarımızda, anayasamızda doğu kökenli kardeşlerimiz ya da herhangi bir etnik grupla ilgili yasak maddesi bulunuyor mu? Kendilerini azınlık gibi gösterenler, bu ulusun asli unsuru olmaktan niçin hicap duyuyorlar, anlamış değiliz. Başbakan “Bedeli ne olursa olsun biz bu kürt Açılımı’nı yapacağız” diyor Bu bedel ne, ülkenin nelerini kapsıyor? Bu ulus tarihte çok acı bedeller ödemiştir. Allah bir daha ülkemizi kötü bedeller ödeme noktasına getirmesin. Yazılan bu kadar çok bilgi ve belgeye rağmen, yaşadığımız bu süreçte eline kağıt kalem alıp yazı yazdığını zannedenler, dünlerde olduğu gibi bugünlerde de “yalakalık” modellerine devam ederek, toplumu aydınlatma yerine tam tersine ayrıştırmaya getirmeye çalışmaktadırlar. Gerçek manada onur ve kişilik erozyonuna uğramış belli zevatlar, bir başka provokatörlük olayına daha imza atarak, Atatürk ilkeleri arasında yer alan ve bugün nerede ise tüm dünyanın sarıldığı, kurtuluş gördüğü olmazsa olmaz dediği Milliyetçilik kavramını bile evirip çevirip başka noktalara getirmek istiyorlar. Atatürk İlkeleri arasında son derece önemli bir ilke olan milliyetçilik, akilcilik, gerçekçilik, barışçılık ve cumhuriyetçilik ilkeleriyle bütünleşen ve bu ilkelerle çelişen yorumlara kapalı bir ilkedir. Veya; Milliyetçilik ilkesine göre, Türk ulusu büyük insanlık ailesinin yüksek onurlu bir üyesidir. Bu bakımdan bütün insanlığı sever; ulusal onur ve çıkarlarına dokunulmadıkça başka uluslara karşı düşmanlık beslemez ve aşılamaz. Bu ulusun varlığının devam etmesi noktasında Kurtuluş savaşı sonrasında da yine aynı duygu ve düşüncelerle bu ülkede Kurtuluş savaşı ruhu ile mücadeleler verilmiştir. Bugünlerde herkesin anlaması gereken ülkemizde bir kavram kargaşası yaratılmak istenmektedir. Bir takım iç ve dış güçler bir şekilde suları bulandırıp balık tutmanın hayali içinde olsalar bile, insanlarımız sabırlarını sonuna kadar zorlayacak güce ve inanca sahiptir. İçi boş olan, konunun tam anlaşılamadığı ve sonuçlarının neler doğuracağı bilinmeyen açılım denen mesele ülkemiz için yarardan çok zarar getireceğinin somut örneklerini zaten vermiştir. Her dakika eylem içinde olan pkk, yıpratılmak istenilen Silahlı Kuvvetler ve tam anlamı ile yok edilmeye çalışılan bir Türkiye… HEPİNİZİ YÜCE ALLAH’A EMANET EDİYORUM.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 7 yorum yazılmıştır. ben beykozluyum
[ 27 Şubat 2010 23:09 ]
Bu gün BEYKOZDA neler yaşandı sen yoktun olsaydın TARİH yazardın sen BEYKOZ lusun ve lazımsın saygılar ALİ AMUCAOĞLU
[ 25 Şubat 2010 15:12 ]
SN.UZUNKAYA MÜBAREK KANDİLİNİZİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM. Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON YORUMLANANLAR
|
|||||||||||||||||||||||||||||
|
Bizim Beykoz Haber |
|||||||||||||||||||||||||||||||