Anasayfa | Biz Kimiz | Dost Siteler | Faydalı Linkler | İletişim | Haber Ara | Anketler |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ÇOK ZOR

Okunma  Yazar : Elif CANSU
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 468
Tarih  Tarih : 29 Ekim 2009 16:07

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Günümüz de olanları anlamak, takip etmek ve sonuca varmak çok zor.
Hayatın neresinden bakarsanız bakınız.
Sonuç ve sebep arasında nerede ise hiç bağlantı kalmamış.
Beykoz’da yaşamak için sebepleri saymaya başlıyorsunuz, sonuç bambaşka çıkıyor.
Karar vermek ile verilen karar doğrultusunda hareket etmekle, hedef arasında uçurumlar oluşuyor.
İnsan ne düşünüyor?                            
Sonuç ne çıkıyor?
İnsanı anlamak ve anlam yüklemek oldukça zor.
İnsanlar yaşadıkları yerlerle özdeşleşirler.
Fikirler, insanları diğer insanlardan ayırt ederek, ya üstün kılar, ya da perişan eder.
Şehrimiz ve ülkemiz için ne düşünüyoruz?
Düşündüğümüzü uygulamak için neler yapıyoruz?
Hep eleştirmekle bir yere varılmaz.
Kişi eleştirdiği konuda, daha iyisini yapmak için bir şeyler yapması gerekir.
Yapmak için yetkili olması lazım.
Yetkili olmak için de o göreve talip olunmalıdır.
Yaşam ve yaşamı kolaylaştırmak zor ve hatta çok zor.
Bu günkü hayatta ki kamusal uygulamalardan ve ekonomik yaşamdan mutlu musunuz?
Mutlu iseniz denecek bir söz yok, sadece mutluluğunuzun devamını dilemekten başka.
Mutsuz iseniz, peki bu güne kadar tepki olarak, değiştirmek için ne gibi bir çalışmanız oldu?
Kişi hem şikâyet ediyor hem de değişim için mücadele etmiyor ise, o kişinin kişiliğinde bir sıkıntı var demektir.    
Sahiden de şöyle etrafınıza bakınız.
Bulunduğu durumdan ve ortamdan şikâyetçi olup, bu durumu ve ortamı değiştirmeye dair bir hareket göstermeyen kişinin inandırıcılığı ne kadardır sizce?
Çok zor bir oluşum değil mi?
Kişi kendisine yapılanlardan ya memnundur, ya değildir. 
Ortası olamaz.
Memnun isen devam, değil isen değiştir.
Değiştirmen için de harekete geç, geç kalma, çünkü hayat denen zaman o kadar uzun değildir.
Hele değiştirme şansın her zaman senin elinde değildir, zamanı iyi kullanmak gerek.
Durum çok zor demek, o zaman değiştirmek gerek.
Değişimi kişi önce kendisine bulması ve kendisinde başlaması gerek.
Peki, size ne gerek?
Zor’u kolaya dönüştürmek.

Haydi, kolay gelsin.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Şenay ÇOBANOĞLU [ 23 Şubat 2010 11:09 ]

Boyutu A A A

Muhtar feryat ediyor
27 Ocak 2010 Çarşamba 16:21

Başbakanın 2008/8 genelgesiyle zor durumda kaldıklarını belirten Muhtar Şenay Çobanoğlu, 330 TL olan maaşlarının yükseltilmesini ve sosyal haklardan yararlanmak istediklerini söyledi


Başbakan’ın 2008/8 genelgesi yürürlüğe girdiğinden itibaren muhtarlar tepki gösteriyor. Genelgeyle birlikte yetkilerinin ellerinden alındığını, fakat 200’e yakın sorumluluğun kendilerine yüklendiğini belirten muhtarlar sosyal açıdan iyileştirme bekliyor. Muhtarlar genelge ile ikametgâh belgesi ve bazı belgelerin artık kamu kuruluşlarınca Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) ile verileceği ve muhtarların artık hiçbir görevi kalmadığı yönündeki haberlerden son derece rahatsız. Nüfus cüzdanı örneği, ikametgah gibi vatandaşın ihtiyaç duyduğu evrakların artık kurumlar tarafından verilmesinden şikayetçi olmadıklarını belirten muhtarlar, ancak muhtar maaşlarının asgari seviyeye çekilmesini, kendilerine yer verilmesini ve giderler konusunda yardımcı olunmasını istiyor. Musalla Mahallesi Muhtarı Şenay Çobanoğlu, 330 TL muhtarlık maaşı verilmesine karşın mühür yetkisinin alınmasının kendilerini zor durumda bıraktığını söyledi.
“MASRAFLARIMIZI KARŞILAMAKTA ZORLANIYORUZ”
“Almış oldukları 330 TL ödeneğin en düşük Bağ-Kur primi olan 300 TL’yi bile zor karşılamaktadır” diyen Çobanoğlu, “Muhtarlarımız büro, kırtasiye, telefon, su, kira, internet ve elektrik masraflarını bu ödenek ve Valilikçe açıklanan yıllık mühür ücretlerinden karşılamak zorundadırlar. Ancak genelgeyle muhtarların mühür ücreti karşılığı verdiği belgeler elinden alınarak, ilgili kurumlara verilmesiyle masraflarımızı kendimiz karşılıyoruz” dedi. Muhtarların yetki ve sorumluluk yasasının günün koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini aktaran Çobanoğlu, muhtara verilmeyen değerin halka verilmemiş sayılacağını kaydetti. Çobanoğlu, 1970 yılından itibaren kanun ve kararnamelerle muhtarlara 200’e yakın görev verildiğini aktararak şöyle konuştu: “Mahallede asayişin sağlanmasında karakola, tebligatların yapılmasında postacıya, tahsilâtta vergi memuruna, yoksul, yaşlı ve kimsesizlere yardım yapılmasında Valilik ve Kaymakamlıklara, seçimlerde seçim kurullarına yardımcı olmak, mahallede meydana gelen yeraltı ve yerüstü arızaları takip etmek ve ilgili yerlere bilgi vermek gibi 200’e yakın görevi vardır. Muhtarlık kurumu yerel yönetimlerin temel birimini oluşturmasına karşın, bu güne kadar yapılan yanlışlıklar sonucu zorluklar yaşamaktadır.”
“DİĞER SEÇİLMİŞLERE VERİLEN HAKLAR BİZE DE VERİLSİN”
Hiç bir muhtarın kendisini seçen kişilerle mühür ücreti vesaire para konusunda karşı karşıya gelmeyi istemeyeceğine dikkat çeken Çobanoğlu, ancak muhtarlık maaşının yükseltilmesini ve diğer seçilmiş kişiler gibi devletin tanıdığı haklarından yararlanmak istediklerini bildirdi. “Ellimizden mühür yetkisi alındı fakat sorumlulukta memurla aynı seviyedeyiz” diyen Çobanoğlu, “Muhtarlar olarak üstlenmiş olduğumuz sorumluluklar, çok büyüktür. Gece gündüz demeden çalışmaktayız. Bunu karşılık maaşlarımız asgari ücretin altında. Memurlar gibi sosyal haklarımız yok. Ama iş sorumluluğa geldiğinden memurla aynı seviyedeyiz. Bu bakımdan muhtarla ilgili kanun teklifinde bu hususlar göz önünde alınmalıdır” diye konuştu.
HASAN AYHAN

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Adnan Uzunkaya Adnan Uzunkaya
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
Fırat AYCI Fırat AYCI
KİRLİ İŞLER, KARANLIK İLİŞKİLER
Ali AMUCAOĞLU Ali AMUCAOĞLU
BİLMECE GİBİ
Turgay YAVAŞ Turgay YAVAŞ
UNUTMA
Elif CANSU Elif CANSU
ÇOK ZOR
Yeliz UYANIK Yeliz UYANIK
BİR KERE DELİNDİMİ OLMAZ.

Bizim Beykoz Haber
RSS Kaynağı | Yazar Girişi