|
|
| Anasayfa | Biz Kimiz | Dost Siteler | Faydalı Linkler | İletişim | Haber Ara | Anketler | |
|
|
SİYASET BAYRAMDA DA HIZ KESMEDİ.
MHP İstanbul İl Başkanlığı olarak her yıl Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin de katılımı ile yapılan Bayramlaşma programında tam anlamı ile insan seli yaşandı.
Kategori |
: Siyaset |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 404 |
Tarih |
: 30 Kasım 2009 19:00 |
Yeşilköy’de bulunan WOW Otelde gerçekleşen bayramlaşma programına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra birçok Milletvekili, genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, ilçe başkanları, partililer, birçok sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım gösterirken Beykoz İlçe Teşkilatı’da Başkan Sadık Ali Uslu önderliğinde Bayramlaşma programında bulunanlar arasında idi. MHP İstanbul İl Başkanlığı’nın WOW otelde yapılan Bayramlaşmasında Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin salona girişi sırasında büyük coşku yaşandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye her zaman yakınlığı ile bilinen İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu kısa bir konuşma yaparak şunları söyledi; Daha sonra İhsan Barutçu’nun anonsu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sahneye gelerek konuşmasını yaptı. Devlet Bahçeli her zamanki sert üslubundan taviz vermeyerek Başbakan Erdoğan’a ve AKP’ye yüklendi. MHP Genel Başkanı Bahçeli konuşmasına başlamadan önce kendisine Bayrak ve çiçek hediye eden çocuklarla fotoğraflar çektirirken daha önce Başbakan’ın sözlerine atıfta bulunarak “ demek ki çocuklar bizden korkmuyormuş” dedi.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha sonra şöyle konuştu; "Bu yol sağduyu ve milli birlik yolu değil, bir gaflet ve bölücülük yoludur. Bu yola sapanları tarih ve millet affetmeyecek, bu yolun yolcuları milli vicdanda mahkum olacaklardır. Bu açılım açmazdır. Kör bir çıkmazdır. Hükümetin iddia ettiği gibi milli bir mesele değil birliğimize ve bütünlüğümüze yönelik açık bir tehlikedir. Türkiye süratle tarihi bir yol ayrımına gelmekte, çok ağır sonuçları olacak bir ayrışma ve çatışma ortamına sürüklenmektedir. Bu gidişatın durdurulamaması durumunda faturası Türk milletine çok ağır olacaktır. Bu süreci harekete geçirenler bu vebalin altından kalkamayacaktır. Bu yolda bedeli ne olursa olsun sonuna kadar gidileceğini söyleyenler çok iyi bilmelidir ki Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'nin geleceğinin ateşe atılmasını ne pahasına olursa olsun önlemeye azimli, kararlı ve hazırdır. Bunun için ne bedel ödenecekse bu bedeli ödemek için vicdan huzuru içinde razıdır. Ayrılmayla, bölünmeyle sonuçlanacak sözde demokratikleşme girişimlerinin bizim nezdimizdeki karşılığı ve manası budur. Bu açılımın arkasındaki esas niyet Türkiye'yi etnik temelde ayrıştırmak, etnik nifak sokarak yabancılaştırmak, çatıştırmayı amaçlayan büyük bir yıkım projesinin herkes tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Bin yıllık kardeşliği ateşe atmayı hedefleyen bu projenin milli birlik ve bütünlük olduğunu söylemek tam bir garabettir. Bu projenin muhatabının millet olduğunu söylemek Türk milletinin aklı ve idrakiyle alay etmektir. Bu projenin patent sahibi ve kılavuzu İmralı canisidir. Senaryo yazarı okyanus ötesidir. Arabulucuları Barzani ve Talabani'dir. Taşeronu ise Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı ve hükümetidir." AYNAYA BAKINCA NEYİ GÖRÜYORSUN?" Demokratik açılımın görüşüldüğü TBMM'de Başbakan Erdoğan'ın kendisine ağza alınmayacak küfürler ettiğini savunan MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ konuyla ilgili hukuki yola başvuracaklarını dile getirdi. Bahçeli şunları söyledi: "Meclis'te konuşmayı yaparken ifadelerimden rahatsız olan Başbakan Erdoğan'ın hakkımda kullandığını tespit ettiğim ağza alınmayacak sözleri tekrarlamama terbiyemin müsaade etmesi düşünülemez. Bölünme partisine yönelik eleştirilerimiz hiçbir zaman kişilikleriyle ilgili olmamıştır. İhanetle kol kola girip, Kandil ve İmralı ile el altından pazarlık yapmaya kalkışan AKP zihniyetinde her zaman tenkitlerimizi siyasi tahammül ve demokratik sınırlar içerisinde yönelttik. Biz söyleyeceklerimizi dolandırmadan kişilerin yüzüne söylemekten kaçınmayız ve çekinmeyiz. Başbakan Erdoğan gibi yapmayız. Milyonlarca insanın desteğini almış bir şahsiyete ağza alınmayacak sözleri sarf edebilecek kadar haddi, kontrolü, nezaketi, zarafeti kontrolü kaybetmemiz mümkün değildir. Bizim için ne söylenmişse öncelikle kötü söz sahibine misliyle ait olacaktır. Bu utanç duyulacak hakaretlerin de öncelikle şahsıma değil dava arkadaşlarımıza ve aziz milletimize yapıldığını ve böyle kabul ettiğimiz beyan ediyorum. Hukuk yoluyla da gerekli tedbirleri alacağımızı, yüce adaletin bu densizliği ve kendini bilmezliğin cezasını vereceğine içtenlikle inanıyorum. Kadir bilir milletimizin hayasız ve düşük siyaset anlayışından mutlaka hesap soracağını ve bunu asla karşılıksız bırakmayacağını düşünüyorum. Başbakan Erdoğan bayram günlerinde bile içindeki kinini ve anormal boyut kazanmış öfkesini kıldığı bayram namazından sonra da devam ettirmiş, partimize hakaret etmeyi sürdürmüştür. Bizim aynaya bakmamızı tavsiye etmesi, lügatinde küfür olmadığını söylemesi bayram günü Başbakan Erdoğan'ın alnına kara bir leke gibi yapışmıştır. Biz aynaya baktığımız zaman 40 yılın gururunu, millet varlığını, adanan ömürleri, çekilen çileleri, dört duvar arasındaki işkenceleri, inandığı dava uğruna kendisini feda edenleri görüyoruz. Peki sayın Başbakan siz baktığınız zaman aynada neyi görüyorsunuz? Başına çuval geçirilen Mehmetçiği mi, şehitlere 'kelle', katile 'sayın' diyen gayri milli bir suratı mı yoksa meşruiyetini Washington'da Brüksel'de arayan küresel güçlerin bölgesel taşeronunu mu, çiftçimize 'ananı da al git' diyen kaba yüz ifadesini mi ya da küfürbaz ve ağzı bozuk bir kişiyi mi? Siz Türk milleti için bir talihsizliksiniz. Siz artık bir zaman kaybısınız. Sizinle geçen her gün heba olmuş bir zaman olarak hafızalardan silinmeyecektir. Tarih Başbakan Erdoğan'ı ağzı bozuk edep ve hayadan nasibini almamış vaatten başka bir şey bilmeyen beceriksiz bir kişi olarak yazacaktır." Dedi..
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
|
Bizim Beykoz Haber
|