|
|||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Biz Kimiz | Dost Siteler | Faydalı Linkler | İletişim | Haber Ara | Anketler | | |||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
BEYKOZ SEVDALISI, GÖNÜL ADAMIBeykoz MHP ilçe başkanı Sadık Ali Uslu'dan zehir zembelek açıklamalar.
2005 ARŞİV İç ve dış politikadan Beykoz’un sorunlarına kadar her konuda yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz. Bizim Beykoz Haber: Sadık Ali Uslu Kimdir okurlarımıza kendinizi tanıtırmısınız? S.Ali Uslu:01.01.1962 Anadolufeneri köyü doğumluyum. Dört kuşak Beykoz’luyum.Beykoz’da çeşitli derneklerde yöneticilik yaptım.Beykoz spor kulübüne genel kaptanlık ve as başkanlık yaptım.Beykoz vakfı kurucu üyesiyim,Polis derneği başkan yardımcılığı görevlerinde bulundum.İki dönem ilçe başkan yardımcılığı ve bir dönem ilçe başkanlığı ikinci dönemde MHP Beykoz ilçe başkanlığı görevini yapmaktayım.Evliyim iki çocuk babasıyım. Bizim Beykoz Haber: Sayın Uslu 3 kasım seçimlerinde iktidar olan AKP’nin dış politikasını nasıl buluyorsunuz? S.Ali Uslu: AKP’nin dış politikasını nasıl mı buluyorum? Dış politika dediğimiz zaman hadiseye şu noktadan bakmak istiyorum.Türkiye’de en basit işin siyaset olduğu kanaatini taşıyorum.Çünkü neden zaman,zaman kendi çocuğunuz bile kendi iş yerinizde size zarar veriyorsa maaşını verir iş yerinden uzaklaştırırsınız.Dışişleri Bakanlığı ve dış politika öyle hafife alınacak hadise olduğu kanaatinde değilim.Hafife alınmamalı alınırsa da işte böyle oluyor. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşlarının Yüce Türk milletinin kanlarıyla suladığı kan vererek,can vererek sahip olduğu şeyleri masanın üzerinde vermeye haiz değilsiniz.Baktığınız zaman dünün iki tane peşmergesi yani yakın tarihten bahsettiğiniz zaman bunlardan bir tanesi Irak devlet başkanı oldu.Bir tanesi de Kuzey Irak’a Irak bayrağı asmam diyecek kadar cesur olmuş.Kuzey Irak’a bayrak asmam diyen yiğit ne yapmak istiyor?O peşmergeye bir sormak lazım.Artık sır değil bu adamların Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurmak istedikleri ortada.Bugün bakıyorsunuz Kuzey Irak’taki Türkmen’lerin yok olduğunu,Türk kentleri Musul ve Kerkük’ün kimlerin elinde olduğunu biliyorsunuz Amerika’yla müttefikim diyorsun Irak’taki savaşın bir haftada bitip bitmeyeceğinin hesabını yapamıyorsun,bu noktada söylenecek çok fazla bir şey yok. Arkaya baktığınızda çıkan tablo şu eğer ki bir ülkeyi alma gibi hesaplar yapılmış ve bu ülkenin kalemi kırılmışsa Amerika gibi süper güç bunun hesabını yapmışsa ve İngiltere gibi güçlü devletlerde destekliyorsa bu işin bir haftada biteceği sinyalleri sana veriliyorsa ve sen bunu algılayamıyorsan .bu güçleri Kuzey Irak’ta iki peşmerge ve iki Kürt'le baş başa bırakırsanız Musul ve Kerkük’ü kaybedersin.Ne çizgin kalır,ne kırmızı hattın kalır,bütün hatlar kopar ve bugün içinde olduğumuz noktaya gelirsiniz.Yüce Türk milleti şahsiyetli ve kişilikli bir millettir,tarih boyunca da gücünü buradan almıştır.Bu noktada izlenen politika ortadadır. Bu iktidarın Dış politikada ne kadar başarılı olduğu takdirini de Yüce Türk milletine bırakıyorum.Ne kırmızı hattın kalmış,ne Türk milletine sahip çıkabiliyorsun Dış politikayı son derece başarısız buluyorum.Teslimiyetçi bir politika 15-16 bin sayfalık sözleşmeyi iki dakikada imzalıyorsunuz.İmza koymak kağıt karalamak değil,imzayı attınız mı hükümet olarak devlet adına atmışsınızdır.Bunun altından ne siz kalkabilirsiniz nede Yüce Türk milleti.Ahbap çavuş ilişkileriyle dış politika idare edilmez.Devletin izlemiş olduğu politika Yüce Türk milletinin adına izlenmiş politikadır.550 tane Milletvekili var Türkiye Cumhuriyeti 75 milyon nüfusa sahiptir.Bu Milletvekilleri 75 milyonun sorumluluğunu hissederek bu işleri yapmalıdırlar yoksa,bu millete karşı olan inandırıcılığınızı yitirirsiniz.Siz ki Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı olarak diyorsunuz ki “zina olmaz”,çünkü zina İslam’ın ve Kuran-ı Kerimin olmazsa olmazlarından biridir. Kalkacaksın Zina olmaz diyeceksiniz ve zina sizin zamanınızda serbest olacak.Bu kararın sizin şahsi kararınız olduğu kanaatinde değilim.Bu dayatmayı size kim yapıyor bari bunu açıklayın.
S.Ali Uslu: İç politikaya baktığımız zaman belli şeylerin altını çizmekte,bazı şeyleri de hafızada taze tutmakta fayda var.Türkiye’de bunun daha öncede örnekleri yaşandı.Devlet bakanı açıklama yapıyor bir bankaya el konuyor,Bakan yaptığı açıklamada bu bankanın bize maliyeti 850 milyon dolar.hesabımızı yaptık kimse mağdur olmayacak.Türkiye Cumhuriyetinin yani 75 milyonun Bakanı .Türk halkının inanarak seçtiği bu meclisin bakanı ertesi gün yaptığı açıklamada hesabı yanlış yaptıklarını maliyetin 8.5 milyar dolar olduğunu söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti bakanlarının yaptıkları hesap hatasına dikkat ediniz!.850 milyon dolar ile 8.5 milyar dolar arasındaki farka bakar mısınız?Böyle bir hatayı değil Devlet bakanının yapmasını bir bürokrat yapsa sonu olur.Türkiye Cumhuriyetini yönetmek bu kadar basit olmamalı hafife alınmamalı.Ona mukabil Başbakan basının önünde bir banka mağduru yaşlı bir bayanı azarlıyor.Tek gelirinin bankadan aldığı para olduğunu onunla geçindiğini yemeğe ekmeği olmadığını anlatan yaşlı kadına herkesin önünde “paranı bankaya yatırırken bana mı sordun” diye azarlıyor.İşte tam bir Hz.Ömer adaleti ve tam bir Devlet adamı ciddiyeti.Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vatandaşını nasıl kucaklıyor.Türkiye Cumhuriyeti maliye Bakanı Kemal Unakıtan Erdemir ve İsdemir’in satışını tüccar mantığıyla yapıyor.Bu mantıkla ülkeyi yönetemezsiniz.Size oy veren bu Türk milleti bizi azarlayın diye sizi seçmemiş.Bu millete vermeden almak Allah’a mahsus.Anlayana kadar anlatacaksınız,anlatmakta niye zorluk çekiyorsunuz. Bu milleti azarlama gibi lüksünüz yoktur.Seçimlerden önce bu milleti azarladınız mı soruyorum.Erdemir ve İsdemir genel müdürleri istifa ediyor özelleştirme nedeniyle.Sayın Unakıtan niye istifa ediyorsunuz biz oraya sizi işleri iyi yapın diye koyduk.Ben buraları satarken size mi soracağım diyor.Aydın Doğan bankasını satarken genel müdürüne mi soruyor.O kişi bankasını satarken hiç kimseye sormaz kendi malını satıyor.Siz Yüce Türk Milletinin malını satıyorsunuz sayın Unakıtan.Siz kendi arabanızı veya evinizi satarken kimseye sormayacaksınız milletin malını satarken hesap vereceğin merciler var.Bir de Tarım Bakanı var tabii çiftçiye diyor ki gözünüzü toprak doyursun.Seçim gezilerinizde de köylüye aynı cümleyi söylediniz mi?Türk milletinin efendisinin gururunu rencide ediyorsunuz.Sizi bu halk seçmedi mi? Siz bakan olmadan da vatandaşla bu şekilde konuşabiliyormuydunuz?Kendinizden bir korkunuz yoksa neden dokunulmazlıkları kaldırmıyorsunuz?Dokunulmazlıklarınızı kaldırın,sineyi millete dönün ve köyünüzün halkına deyin ki gözünüzü toprak doyursun.O zaman sizin korumalarınızda olmayacak. Bizim Beykoz Haber:Dağın zirvesinden atılan kartopu nasıl çığ oluyorsa,sizin başlattığınız Beykoz’lu Tapusunu istiyor kampanyası da aynı şekilde ilgi gördü.Bu fikir nasıl meydana geldi,çalışmalarınız nelerdir? S.Ali Uslu:Bir mahalle toplantısında il yöneticilerinin de bulunduğu ortamda bir şehit babamızın eleştirileri oldu bize,ben şehit babasıyım Apo’yu asmadınız diye.İlçe Başkanı olarak kendilerine söylediğim şu Allah kimseye evlat acısı çektirmesin.Bu vatana bir evlat verip Şehit babası olmuşsun.Ben sizin acınızı çok iyi anlıyorum 20 yaşında Bayrağı ve Kuran-ı Kerim uğruna toprağa en değerli varlığını vermişsin.İki tane kadın Taksim istiklal caddesine bir cumartesi günü iki karanfil bıraktı,ertesi hafta 22 tane oldular ve sonraki haftalarda binlerce karanfil koyan kadın oldular.İşte cumartesi annelerinin örgütlenmeleri evlatlarının cezaevlerinde daha iyi şartlarda yaşamaları veya serbest bırakılmalarıydı. Benim şehit babası babam onurlu şerefli bir şehit babasısın neden haklarını aramıyorsun. Onursuzlar,şerefsizler ve namussuzlar hakları olmadığı halde hak savunurken sen savunamıyorsun.Biz böyle hiçbir yere varamayız.PKK terörüne 40 bin şehit vermişiz.Anne-babalarını da hesaplarsanız eder 80 bin.Yakınlarıyla beraber rakam yüz binleri buluyor.Bu gün Şehit kanından rengini alan Türk Bayrağı yırtılıyor,bayrağa hakaretler oluyor neden sahip çıkamıyoruz.Vatan hainlerinin portreleri bayrak haline gelmiş,bayram tebriği yapılırken hala ne Diğer taraftan Sayın başbakan 8 tane tane aydın geçinen kişiyle toplantı yapacaksınız bu milletin sesine kulak vermeyeceksiniz.Bu milletin sabrını taşırmayın.Siz kalkacak şiir okumak için Diyarbakır’a gideceksiniz, sizi 2000 tane polis koruyacak siz 400 kişiye şiir okuyacaksınız.Acaba meydanda neden Türk bayrağı olmadığını sordunuz mu? Vatanına,bayrağına,inancına bağlı milleti dinlemek için ne bekliyorsunuz.Ben Türk’üm demek neredeyse sıkıntı haline geldi Türkiye Cumhuriyeti topraklarında. Evladımızı kaybediyoruz evladımıza sahip çıkamıyoruz. Türkiye Cumhuriyetini yönetmeye talip olmuş ve yöneten insanlar bunlar.Bu fabrikalara da senelerce genel müdürlük yapmış insanlar Allah aşkına bu fabrikaları yönetmek bu kadar mı zor! ,eğer bu kadar zorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti buraları başarıya ulaştıracak müdürleri ,genel müdürleri, bürokratları yetiştirememişse,iç piyasada,dış piyasada ,iş dünyamızda bu kadar başarısız olursak dışarıda gelişmiş ülkelerin bürokratlarıyla , bakanlarıyla,genel müdürleriyle nasıl uğraşacağız. Mevcut kurulu düzende devlet olarak işletilen fabrikalar zarar ediyor.Yüz yıllık kurulmuş fabrikalar varken,özel sektör dediğimiz belki de bu fabrikalarda sayacılık yapanlar bu gün Türkiye Cumhuriyetinin en dev firmalarının sahibi olmuş ,bunları anlamak mümkün değil.Anlamak istiyorum anlayamıyorum.Bu işin özeti de şu bunları biz söylemişiz demişiz ki bu fabrikalar gidiyor.Burada asıl amaç Beykoz da Beykozlunun asimile hareketi dir, ne zaman başlamış? Yıllar önce başlamış hesaplar yapılmış çok güzel yeşil alan olduğu görülmüş.Birileri yerleşirken benim güzel Beykoz’ umun yeşilini harap etmişler.Belli yerlere yerleşirken çalılık ormanlar meşru olmuş bende diyorum ki ali bey buraya yerleşirken çalılık ormanmış peki burası meşru oluyor da Beykoz da 60-70 yıldır yaşayanlar nasıl gayri meşru oluyor.O zaman meşru olmanın yollarını Yüce Türk Milletine de anlatın ve bunun reçetesini Beykozlulara da yazın bu insanlarda meşru olsun yani burada baktığınız zaman bir taraf meşru bir taraf gayrı meşru böyle bir mantık olabilir mi. Beykoz un nüfusunu yok sayabilir misiniz? Buradaki insanları yok sayabilir misiniz? Başka bir şey daha efendim çarpık yapılaşma ,gecekondulaşma. Bir de bunların nasıl olduğuna bakmak lazım.Türkiye Cumhuriyetinde bu gün buraları çarpık olmuş diyen kurumlar kimdir.Buraları beğenmeyenler kimdir Allah aşkına bunu çıksın birisi izah etsin.Bu gün kalkıp ta belediyenin haberi olmadan kiremit aktaramayacaksınız. Bahçede çapa yapamayacaksınız ama onar katlı binaları yapacaksınız.Peki adama sorarlar bunlar nasıl oldu kardeşim?Bu binaları buraya kim getirdi koydu,bir gecede mi oldu neden görevinizi yapmadınız,neden göz yumdunuz? Şimdi burada baktığınız zaman bunları çok iyi değerlendirmek lazım.Birileri kalkıp bayrağa,vatana,yüce Türk Milletine saldırıyor,vatanın bütünlüğüne saldırıyor ve siz bunlara istediği şartları sağlayacaksınız ,her söylediklerini yapacak duruma geleceksiniz. Hainlere , namertlere, kahpelere yuvaya dönüş yasası çıkaracaksınız.Yüce Türk Milletinin kendisine de yuvanda rahat uyu yasası çıkarırken elleriniz titreyecek! Yüce Türk Milletine kurşun sıkan,Şerefli Türk askerine kurşun sıkan namertlere yuvaya dönüş yasası çıkaracaksın. Türk milletinin kendisini de azarlayacaksın.Bunu ne mantıkla nede devlet adamlığıyla örtüştüremiyorum. Dolayısıyla burada benim bundan önce iktidar döneminde de iki yıl yaşadığım tecrübelerim var. Ben dört kuşak Beykozluyum ve buradaki insanların yok oluşu,yok olmaya zorlanışı içimi acıtıyor hadise bu kadar net burada ki insanlara sen köylüsün diyemezsin.Türkiye Cumhuriyetinin nüfusu 500 bin ,1 milyon filan değil .Yüce Türk Milletinin nüfusu 75 Milyon, bu insanları yok sayamazsın zaten bu millet de bu insanları yok saymana müsaade etmeyecektir.Bu milletin sabrını bu kadar sınamayın.Bu milletin sabrını bu kadar zorlamayın.Namertler,kahpeler bu gün çarşaf ,çarşaf bez parçalarını asarken .Yüce Türk milletinin bayrağına saldırırken.Vatan hainlerinin posteri bayram tebriği haline gelirken bu hainlere bu kadar hoş görüyle bakıp ta Yüce Türk milletine sırtınızı dönemezsiniz.Buna müsaade etmeyiz,etmeyeceğiz de .Dönüp buradan da baktığınız zaman neden bunları Beykoz da sıkıntı haline getirdik.Neden bu noktada Beykoz a sahip çıkma ihtiyacı hissettik.Beykoz a baktığımız zaman adam diyor ki ;bir kere ben seçildim. Oysaki bir seçilmeden öncesi var birde sonrası var dediğim gibi Türkiye de siyaset yapmak çok ucuz.Diyorlar ki bir kiremit kırdırırsam cesedimi çiğnesinler,ben sizin için vs. Seçim bitiyor biz size küstük gibi vaatte bulunan hiç kimseyle görüşme şansınız kalmıyor.Kim bunlar ?yüce Türk milletine hizmete talip olanlar yani hizmetkarları .Çöp topladığınız için alkışlamanın bir manası yok ki.Lokantacı iseniz yemek imal edeceksiniz.Eğer belediye iseniz hizmet edeceksiniz,hizmet ettiğiniz için alkışlamayacağız.Bu milletin kaderiyle oynamanıza da müsaade etmeyeceğiz.Beykoz da hizmete talip olan belediye meclis üyelerine bakıyoruz Beykoz da oturmayanlar var.Bence seçilmişseniz Beykoz un konularına vakıf değilseniz yanlış göreve gelmişsiniz demektir istifa etmeniz gerekir.Hayır Beykoz da seçilmişim buraya ve Beykozlulara hizmet edeceğim diyorsanız o zaman görevinizi yapınız.Beykozlular görevini yapmayanlara da bunun hesabını sorun bu hizmet işi bu kadar ucuz değil. Beykoz da bir gerçek var,Beykoz da %86 imar problemi var.Tamam İstanbul un da imar dahil çeşitli problemleri var ancak böyle bir metropolün 15 yıldır (3 dönemdir) aynı zihniyet tarafından yönetildiğini görüyorsunuz.O zaman da onlara sormak lazım buralar böyle olana kadar nerdeydiniz.O zaman sayın başbakan anakent belediye başkanıydı.Burada da aynı fikre sahip belediye vardı.Siz gittiniz başka arkadaşınız görevi aldı bu sorunlar İstanbul un genelinde var Beykoz’da geniş güzel bir yeşil alan var.Şimdi vatandaşa diyorsunuz ki sizi buraya kim koydu.Milletin de şunu sorması lazım bizi buralara kim yerleştirdi,tapu tahsisleri kim dağıttı,kim iptal etti ,kim gözünü kapadı.Bu gecekondular yapılırken görevli olanlar nerdeydi. Bunları önleyecek kuruluşlar ne yaptı.Orman arazisine bina yapılıyor.Hazine arazilerine evler yapılıyor buraları birileri tarafından satılıyor vatandaşta altınını,nikah yüzüğünü satıp kafamı sokacak bir yer olsun diye alıp yerleşiyor bunları belediyesi,zabıtası görmüyor Allah aşkına görmeyişlerinin sebebi ne.Türkiye nin bu güzel ilçesinde beyaz bir sayfa açılacak.Ya yiğit gibi bunları açıklayacaksınız yada halk gelip size açıklatacak.Bura da bu inşaatlar nasıl yapılıyor,nasıl meşrulaşıyor,bu mekanizmalar nasıl çalışıyor bunları açıklayın.Sizi bunları açıklamaya davet ediyorum.Kural şu vatandaş; yıkın kardeşim neden, garip neden cevap veremiyor.Bu insanları ne yapmak istiyorsunuz bunlar vatanına milletine bayrağına,bağlı vatandaş değil mi.Bu insanların bu uğurda canını vermesi şehitler vermesi koz olabilir mi.Hainlere göstermiş olduğunuz müsemmanın %5 ‘ini bu millete gösterin istediğimiz başka bir şey yok.Hem yaptırtıp hem de seni buraya kim koydu deme hakkına kimse sahip değil.Şartlar ne olursa olsun biz bu milletin yanında olduk olmaya da devam edeceğiz.Zaman zaman dertlerini sorduğumuz muhtarlara mecliste olmayan bir partiyle neden konuşuyorsunuz diye hesap soruluyor.Bunların peşinden sakın gitmeyin deniyor.Şunu hatırlatmak istiyorum.Yer yarılıp gök kubbe çökmedikçe yüce Türk Milletiyle birlikte Milliyetçi Hareket ilelebet yaşayacaktır. Her ülkücü ve milliyetçi hareket mensubu tek başına her zaman iktidardır bunu kimse unutmasın.Milliyetçi Hareket gücünü milletinden alır.Başkanlık yapmaktan onur ve şeref duyduğum Milliyetçi Hareket Partisi ilçe başkanlığı görevimde kim hangi fikre sahip nereye, mensup olursa olsun hizmet almak için partimize gelip kapısından dönmemiştir.Yaradılanı sev yaradan dan ötürü mantığıyla yola çıkmışız ve insanlara Allah için hizmeti şiar edinmişiz.Bu millete hizmet onurumuzdur,şerefimizdir.Bu milletle dalga geçen zihniyetler bir gün bunların hesabını mutlaka verecektir.Bunların peşini ne pahasına olursa olsun bırakmayacağız.Hortumun nasıl kesilip beyaz sayfa açıldığını zamanı gelince herkese göstereceğiz.Bu millete hizmet nasıl edilir bilmeyenlere göstereceğiz.Yerel basına yaptığım basın toplantılarında hep söyledim.Beykoz festivaller ve saltanatlar ilçesi değil,burada fabrikalar kapanmış,istihdam yok sefalet diz boyu insanların sıkıntıları var bütün bunlara rağmen kapı gıcırtısına oynar hale gelmişiz bu kadar basit ve kolay değil.Bu milleti daha fazla kimse kandıramayacak bununda altını çizerek söylüyorum.Bundan 4 yıl önce Elmalı da yıkım var dediler bakmaya gittik.Benden başka ilçe başkanı yoktu.Bir tabur asker,karşısında evleri yıkılacak vatandaşlar. Dedik ki burada yapılanlar yanlış bu işlerin çözüleceği yer meclistir.Vatandaşa da dedik ki asker emir almış görevini yapmak zorunda emniyet görevini yapmak zorunda ama bir şey var ki size buralarda vaatlerde bulunup gidenler şimdi sizi görmezden geliyor,sizi kandırmalarına müsaade etmeyin ben buradan kaç oy aldığımızı biliyorum ancak görüyorum ki bizden fazla oy verdiğiniz partilerden hiç bir ilçe başkanı yok.Biz hizmet partisiyiz yerimiz ne olursa olsun vatandaşın yanı olduğu için buradayız.O gün orada bulunan askeri yetkili ve görevli orman mühendisleriyle bir toplantı yaptık ve mühendislere sordum ? Beykoz da yeşil alan çok buranın en uç köşesinde yangın çıkarsa ne kadar sürede müdahale edersiniz.Dediler ki en kötü şartlarda yarım saat.Bunun üzerine dedim ki bu ormanlar kesilip evler yapılırken,Pazarlanıp satılırken,millet elinde avucunda ne varsa satıp ta buraları yaparken ne oldu da bunları görmezden geldiniz.Gördüm ki cevap veremediler. İşin en kolayı yıkmak tabi ki ama kendi keyifleri uğruna çocukları sokakta bırakan bu halkı perişan eden kimse,buraların bu hale düşmesine sebep kimse bu milletin bunları bulup çıkaracak gücü olduğuna eminim.O yıkımdaki toplantıda görevli yarbayla konuşurken dedim ki bu çocuklara büyüyünce ne olacaksınız desek yarısı asker olmak ister ama babalarının kafalarını yarar onları ailecek sokakta bırakırsak acaba ne kadar bunu isterler,yoksa askere kin mi duymaya başlarlar.Aynen dediğim gibi oldu orada olan müdahale de 40 kişi yaralandı yaralananlara rağmen halk geri çekilmedi ve ek kuvvete ihtiyaç oldu askerle halk karşı karşıya geldi biraz daha devam etse birkaç kişi hayatını kaybedilecekti.Bizim araya girmemizle yıkım o gün gerçekleşmedi.İktidarda olan iki partinin ilçe başkanlarını aradım ikisini de yerinde bulamadım.3 ortaklı hükümet vardı ben M.H.P ilçe başkanı olarak oradaydım D.S.P ve ANAP. İlçe başkanları yoktu.Benim araya girip yıktırmamamdan sebep millet beni alkışlayınca utandım ve dedim ki sizin yanınızda olmak acınızı ve sevincinizi paylaşmak benim zaten asli görevim ve biz hizmete talip olmuşuz görevimi yaptım diye beni alkışlamayın. Dediler ki başkan Allah razı olsun yıkımı durdurdunuz. Bizim ne yapmamız lazım ?.Dedim ki bu hadiseyi çözecek yer Millet Meclisidir.Burada askere ve emniyete direnmekle bu işin altından kalkamayız.Ben sizin emrinizdeyim istediğiniz saatte beni arayabilirsiniz sizinle istediğiniz yere gelirim. Yine Tokatköy’de yıkım olduğunun haberiyle birlikte saat 23.00’da yıkım mahalline gittiğimde araçların gidemeyeceği,çakalların uluduğu bir mevkide 2 günlük, 8 aylık çocuklarıyla,eşyalarıyla sokağa atılmış,evleri yerle bir olmuş gözü yaşlı bebeler, analar,bacılar, babalar gözlemledim.2 günlük ve 8 aylık bebeklerin ana babaları bebeğini sokağın ortasına bırakıp acil ihtiyacını gidermeye gittiğinde yılanlar ve çakallar tarafından öldürülür veya boğulurlarsa dün,dün Güneydoğu’da bebeklere kurşun sıkanlarla sizin aranızda ne fark var.Bunlara yaptım oldu,yıktım oldu diyemezsiniz.Bu ne sorumsuzluktur insan hayatı bu kadar ucuz mudur?Yüce Türk milleti bu kadar garip midir,zavallımıdır? O yıkım mahallindeki insanları kendi ana,baba,bacı ve çocuklarınızın yerine koyun,hissedin öyle hareket edin.Siyaset seçimlerden bir ay önce başlar bir ay sonra biter mantığından kurtulmamız lazım.Baktığınızda 300.000 nüfusun kaderini çizenler 31 adet meclis üyesiyle bir tane başkan.Bu arkadaşlar bu işle ne kadar ilgili Beykoz la ne kadar ilgililer merak ediyorum.Merak ettiğim başka bir konuda bu arkadaşlara hediye edilen seneliği 3000 dolar olan Colesium kartları sadece sefa sürmeye yarayan bu kartları Beykoz a hizmet için mi aldılar yada bu kartlar tüm Beykoz a bedava dağıtıldı da biz mi duymadık!Almayanları kesinlikle tenzih ederim çok doğru bir iş yapmışlardır.Alanlar da acaba hediye edenlere bunu bize neden hediye ediyorsunuz diye merak edipte sordular mı.Bu hizmete talip olanlar acaba halkın sorunlarını havuza girerken mi çözüyorlar.Hep söylüyorum ayda bir tüm sivil toplum örgütleri,parti temsilcileri,muhtarlar vs. ne kadar hizmet birimi varsa toplanıp sorunları tartışalım biz nasıl hizmette bulunuruz elimizden geleni yapalım.
S.Ali Uslu : En göze çarpan hizmet yapılan festivaller.Artık kapı gıcırtısına oynar hale geldik.Ben burada sayın başkana seslenmek istiyorum.Beykoz un problemleri noktasında lütfen bu işin bayraktarı olun biz sonuna kadar desteklemeye hazırız.Beykoz a faydalı yaptığınız her iyi hizmet için sizi alkışlarız.Bu kadar işsizlik ve sefalet varken festivaller düzenlenmesini yadırgıyorum.Yapılan çalışmaları görüyoruz 2 ay diye başlayan 5 ay süren esnafın iflas etmesine,para kaybetmesine sebep olup hacizlerle karşı karşıya bırakan yol çalışmaları gördük. İlçe,il ve hükümetin aynı partiden olacağı başka bir şansı Beykoz’un beklemeye tahammülü kalmamıştır.Bu halkın evinde rahat uyuması için nerde durmamızı istiyorsanız orada durmaya razıyız yeter ki bu problemi çözün. Bizim Beykoz Haber:Son olarak neler söylemek istersiniz. S.Ali Uslu :Beykoz halkına son mesajım millet olmadan devlet olmaz,yönetim olmaz benim istediğim daha duyarlı olmaları.İstediğimiz; biz siyasileri denetleyin hata yaparsak uyarın sakın seçtiklerinizi kendi haline bırakmayın.Bu işin denetçisi olun.Sayın genel başkanım Beykoz’u ziyaret ettiğinde kendisine Beykoz’un problemlerini anlattım.Genel başkanımızın bize emri şudur: sizden ilçe başkanlığı veya yöneticiliği yapmanızı değil Yüce Türk Milleti’nin hizmetkarı olmanızı istiyorum tüm çalışmalarınız bu şekilde olsun demişlerdir.Biz bu ifadelerini emir olarak telakki etmişiz.İzlenen politikalar yapılan çalışmalar ortada.Bu millet siz neye layıksanız öyle yönetilirsiniz mantığına biz buna layık değiliz böyle de yönetilmeyeceğiz, biz hizmet edenin yanındayız cevabını vermeli.Herkesi bir kere daha hizmet etmeye birlik ve beraberliğe davet ediyorum.İlkeli ve bilge liderDr. Sn. Devlet BAHÇELİ bey ile beraber tek başına Yüce Türk Milleti’nin iktidarını kurmaya davet ediyorum.Bütün Beykozluları Beykoz adına hizmete talip olanlardan hesap sormaya davet ediyorum.Eğer biz hizmet etmezsek bizden de hesap sorsunlar.Size de verdiğiniz imkandan dolayı teşekkür ederek aramıza hoş geldiniz demek istiyorum.Basına olan inancımız ve güvencimiz tam.Beykoz da yazılmayanları yazacağınıza,bu milletin sıkıntılarına duyarlı olacağınıza eminim kaleminiz adaletli ve Allah için yazsın yolunuz açık olsun. Bu vesile ile on bir ayın sultanı Ramazan ı şerif ayının YÜCE TÜRK İSLAM ALEMİNİN ONURUNA ONUR katmasını diler Beykozlu hemşehrilerimin Ramazan ı Şeriflerini kutlar en kalbi sevgi ve saygılarımı sunarım.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. hülya gümüş
[ 08 Aralık 2009 20:18 ]
slm başkanım allah türk milletinin yardımcısı olsun vatan sevdalılarının sayısını artırsın allah yar ve yardımcımız olsun KİRMAN
[ 05 Şubat 2009 14:38 ]
işte beykozlum aranan kan burda adam gibi adam ve adam gibi adamlarlua kurulmuş milliyetci hareket partisi beykoz teşkilatı ve ilçe yönetimi ile sayın sadık ali uslu bu iş mhp nin işi gerisi civata saygılar başkanım Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON YORUMLANANLAR
|
|||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||