Anasayfa | Biz Kimiz | Dost Siteler | Faydalı Linkler | İletişim | Haber Ara | Anketler |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

DİN VE AHLAK İLİŞKİSİ

Din, tarihin bütün devirlerinde ve bütün toplumlarda insanları hem
içten hem de dıştan kuşatan, onun düşünce ve davranışlarında kendisini
gösteren bir disiplin olmuştur.

Kategori  Kategori : Din
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1890
Tarih  Tarih : 09 Ekim 2008 17:54

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

 Bu yönüyle onu aynı zamanda ahlâkî bir
müessese olarak değerlendirmek mümkündür. Ahlak, Arapça "hulk"
kelimesinin çoğuludur. Hulk; huy, yaratılış, seciye, adet, alışkanlık.. vb.
manalara gelir. Dinin olmadığı bir yerde ahlak ve faziletten bahsetmek
mümkün olmadığı gibi, mutluluktan bahsetmek de oldukça zordur. Zira,
ahlak ve faziletin kaynağı vicdandır. Vicdana hükmedecek yegane unsur ise
Allah'la irtibattan ibaret olan dindir.

Hemen bütünüyle ahlaksızlık, dinsizlik kaynağından fışkıran bir zift
ve her çeşidiyle anarşi de dinsizlik vadilerinin sevimsiz zakkumlarıdır.
Ahlak halinde yaşanmayan din, şekil ve slogana; şuur haline gelmeyen
iman ise iddia ve inatçılığa mahkum olur. Bu bakımdan toplumu ayakta
tutan en önemli dinamiklerden biri de ahlaktır denilebilir.

Ahlakî çöküntünün önlenemediği veya ahlaksızlığın prim gördüğü
toplum ve cemiyetlerde, içtimaî erozyon çok hızlı bir sürece girmiş
demektir. Kur'an-ı Kerim'de, ahlaksızlığın sebep olduğu yıkılışları anlatan
pek çok ayet vardır. Bu yıkılışlar, birer ibret levhası şeklinde Kur'an'da
tablolaştırılır ve ders almamız için bizlere takdim edilir.

İslam ahlakı, şüphesiz Kur'an ve Sünnet merkezli bir ahlaktır. O,
Efendimiz (s.a.s)'in ifadesiyle "Allah ahlakı" ile tabir edilir. Bu ahlak
kurallarının evrenselliği, tartışma götürmez bir gerçektir. Bunlar, inananlara
olduğu kadar inanmayanlara da hitap etmekte; ister ibadet, ister bir erdem
kuralı olarak başkasını olduğu gibi bizzat insanın kendisini, yabancıları
olduğu kadar yakınları, yoksulları olduğu kadar zenginleri, insanın kendi
topluluğunu olduğu kadar başka toplulukları da kapsayan bir nitelik
taşımaktadır.

Yine o, değer ölçüsü olarak soyu, sopu, malı, mevkii değil; takva
kelimesiyle ifade edilen ruh temizliğini esas almaktadır. Bu ahlakı en güzel
şekilde uygulayan, Efendimiz (s.a.s) olmuştur. Allah Rasulü (s.a.s): "Ben,
güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmuştur. Yine O'nun
ahlakı sorulduğunda, Hz. Aişe (r.a) validemiz: "Kur'an idi" cevabını
vermiştir. O halde mü'minlerin, İslam ahlakına ait husularda birer ciddiyet
ve vakar insanı olmaları ve bu vasıfları fıtratlarının bir buudu haline
getirerek, benlikleriyle bütünleştirmeleri şarttır.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Adnan Uzunkaya Adnan Uzunkaya
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
Fırat AYCI Fırat AYCI
KİRLİ İŞLER, KARANLIK İLİŞKİLER
Ali AMUCAOĞLU Ali AMUCAOĞLU
BİLMECE GİBİ
Turgay YAVAŞ Turgay YAVAŞ
UNUTMA
Elif CANSU Elif CANSU
ÇOK ZOR
Yeliz UYANIK Yeliz UYANIK
BİR KERE DELİNDİMİ OLMAZ.

Bizim Beykoz Haber

Kaynak kod : My Desing Haber Sistemi